LAHANA: C vitamini yönünden çok zengin olduğu için aynı zamanda önemli bir antioksidandır. İçerdiği lifler sayesinde bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olmaktadır. Bu lifler bağırsaklardaki yararlı bakterilerin artmasını sağlayarak antibiyotik etki yapmaktadır. Bu etki sayesinde bakteriler arttığı ve daha aktif çalıştığı için de vücutta hem bağışıklığı güçlendirir hem de yararlı bakterilerin sayısını artırır. Lahana içerisinde fitokimyasallar da bulunmaktadır. Lahananın içerdiği bu bileşikler meme, kolon ve prostat kanserlerinden de koruyucu özellikler taşımakta aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.
PIRASA: Soğan ve sarımsakla aynı familyadan gelmektedir. Soğan ve sarımsaktaki sülfürlü bileşiklerin bir kısmı pırasada da mevcuttur. Bu sayede yüksek antioksidan kapasitesine sahiptir. Aynı zamanda tümörlerin küçülmesine yardımcı olur. Hem antioksidan özelliği sayesinde hem de içeriğindeki vitamin ve mineraller sayesinde sağlığı çok destekler. Bu sülfürlü bileşikler bağışıklık sistemini güçlendirdiği için grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklarda hem tedavi sürecinde vücudun daha çabuk toparlanmasını sağlar hem de bu hastalıkların oluşmasını engelleyecek antioksidanlara sahiptir. Yani hastalıktan kurtulmak ve korunmak için çift yönlü tüketilebilir. Aynı zamanda obezite ve eklem rahatsızlıkları olanlara da önerilir. Tüketiminde çeşitlilik olması gerekmektedir. Örneğin bir gün pırasa yendiyse ertesi gün yeşil salata sonraki gün karnabahar yemeği yemek gibi menüyü çeşitlendirmek yerinde olacaktır. Mutlaka her gün ya öğle ya akşam yemeğinde muhakkak bir mevsim sebzesi olmalıdır. Sonbahar hastalıklarında toparlanmak için tüketiliyorsa her iki öğüne de eklenebilir.